Önceki Hafta, Bir Kafe’de

İlkbahar günleri, benim için her zaman yeni başlangıçlar getirir. Peki, bu yıl da farklı olacak mı? Düşündüm. Son hafta, bir kafeye gittim. Adı ‘Kahve Dünyası’. Orada, bir arkadaşımla, Let’s call him Marcus, uzun bir sohbet ettik. Konu, haberlerin arkasındaki gerçekliklerdi. Marcus, bir gazeteci. Ben, bir dergi editörü. İki farklı dünyanın kesişimi.

Marcus, ‘Haberlerin %80’i tamamen yanlıştır’ dedi. Ben, ‘O kadar da değil, ama çok yakın’ cevap verdim. Bu, bir tartışmaya dönüştü. Sonuçta, her iki taraf da bir noktada birleşti: Haberler, tamamen doğru ya da yanlış değil. Aradaki boşlukta, gerçeğimiz var.

Bir Editörün Günlüğü

Ben, 20 yıldır bu işteyim. Başlangıçta, çok idealisttim. Her şeyi değiştireceğimi düşünüyordum. Ama zamanla, gerçekleri gördüm. Haberler, tamamen objektif olamaz. Çünkü insanlar, objektif değiller. Ben de dahil.

Örnek vereyim. Geçen yıl, bir konferansa gittim. Austin’da. Orada, bir konuşmacı, ‘Haberler, insanları bilgilendirmek için var’ dedi. Ben, ‘O zaman, niye her zaman aynı konulara dönüyorsunuz?’ diye sordum. Cevap, ‘Çünkü o, izleyiciler ister.’

Bu, beni çok etkiledi. Çünkü, haberi okuyanlar, okuyup bitirdiğinde, ‘Bu, benim için ne anlama geliyor?’ diye düşünmeli. Ama çoğu zaman, bu düşünce, habere yer verilmiyor.

Bir Diğer Bakış Açısı

Bir arkadaşımla, Dave, bir gün sohbet ettik. Dave, bir sosyolog. O, ‘Haberler, toplumun aynası değildir. Çünkü ayna, sadece görünenleri yansıtır’ dedi. Ben, ‘O zaman, gerçeği nereden öğreniriz?’ diye sordum. Dave, ‘İnsanlar, haberleri okurken, kendi gözüyle okumalı. Çünkü her insan, farklı bir gerçeklikte yaşar.’

Bu, beni çok düşünmeye itti. Çünkü, ben de, haberleri okurken, kendi gözüme bakıyorum. Ama, bu, yeterli midir? Benim düşüncem, hayır.

Bir Diğer Tarih

Geçen yıl, bir haberin arkasındaki gerçeği keşfettim. Bir arkadaşımla, bir etkinliğe gittik. community events local activities. Orada, bir konuşmacı, ‘Haberler, insanları bilgilendirmek için var’ dedi. Ama, ben, bu konuşmayı duyduğumda, ‘O zaman, niye bu haber, bu kadar yanlış?’ diye düşündüm.

Sonra, konuşmacıya, ‘Bu haber, nereden geldi?’ diye sordum. Cevap, ‘Bir kaynaktan geldi.’ Ben, ‘O kaynak, güvenilir mi?’ diye sordum. Cevap, ‘Hayır, ama haber, o kadar da önemli değil.’

Bu, beni çok sinirlandırdı. Çünkü, haberler, önemli. Çünkü, insanlar, haberleri okurlar. Ve, bu okumalar, insanların düşüncelerini şekillendirir.

Son Düşünceler

Bu makaleyi yazarken, bir şey anladım. Haberler, tamamen doğru ya da yanlış değil. Aradaki boşlukta, gerçeğimiz var. Ama, bu gerçeği keşfetmek için, insanlar, haberleri okurken, kendi gözüyle bakmalı. Çünkü, her insan, farklı bir gerçeklikte yaşar.

Ve, ben de, bu gerçekliği keşfetmek için, her gün, haberleri okurken, kendi gözüme bakıyorum. Çünkü, ben de, bir insanım. Ve, ben de, bir gerçeklikte yaşarım.

Bu, benim düşüncem. Ve, ben, bu düşüncemle, hayatta kalmaya çalışıyorum.


Yazar Hakkında: Ayşe Kaya, 20 yıldır dergi editörlüğü yapan bir gazetecidir. Haberlerin arkasındaki gerçekliklerle ilgilenen Ayşe, bu konuda birçok makale yazmıştır. Ayşe, haberlerin okurları bilgilendirmek için var olduğunu, ama bu bilgilendirme, tamamen doğru ya da yanlış olmadığını düşünmektedir.